sanatvetoplum.sitemynet.com

**
**
**

**


kutu.jpg

BİR KİTAP, BİR ŞEHİR, BİR YAZAR...
____________________________________________________________________

Bir kitap, Pir Sultan var içinde... Sıvas'ın meydanında Hızır Paşa'ya meydan okuyan...
Bir kitap, Sıvas var içinde... Meydanında 35 insanın diri diri yakıldığı...
Bir kitap... Asım Bezirci'nin adı, emeği var her satırında... Satırlarında Anadolu'nun tarihi, Pir Sultanlar'ın sesi var.
"Şu milletin hak sancağını
Çekelim bakalım nic'olursa olsun
Teber çekip zalımların kanını
Dökelim bakalım nic'olursa olsun"
Taa yüzyıllar öncesinden sesleniyor Pir Sultan bize. Yürüttüğümüz mücadelede, yaşadığımız geleneklerde, yani devrimciliğimize yön veren ve bizi var eden tüm değerlerde halk önderlerinden aldığımız, alacağımız şeyleri anlatıyor. Anadolu'nun sesi o. Yüzyıllardır, bin yıllardır zalimin zulmüne karşı süren özgürlük kavgasının kahramanlarından biri. Ayaklanmaların, isyanların en yoğun yaşandığı illerden olan Sıvas'ta yaşıyor Pir Sultan.
Asım BEZİRCİ, "Pir Sultan" adlı kitabında Pir Sultan'a ilişkin birçok rivayet olduğunu söylüyor. Adı Pir Sultan olan çok kişi yaşamış Anadolu'da; ancak Banazlı olan ve Hızır Paşa'ya karşı direnen, yolundan dönmeyen ve onuruyla can veren bir tek Pir Sultan olduğunu, diğerlerinin onun yolundan gidenler olduğunu ve ona olan bağlılıklarından ötürü onun adını kullandıklarını belirtiyor. Bezirci, Pir Sultan'ın yaşamını, kişiliğini, sanatını tüm yönleriyle araştırıp, üzerine tüm şiirlerini de yerleştirerek güzel bir eser ortaya çıkarmış.
Kim bilir, kaderinin Pir Sultan'la Sıvas'ta böylesine çakışacağı Asım Bezirci'nin aklına gelmiş miydi hiç? Asım BEZİRCİ, çok emek verdiği Pir Sultan'la ilgili bir etkinliğe katılmak üzere 1993 Temmuz'unda Sıvas'a geldiğinde, elbette böyle bir ihtimali düşünmesi için bir neden yoktu görünürde.
Ama bu "neden" yıllardır büyümüştü Sıvas'ta... Sıvas ki kahramanlıklar şehridir. Pir Sultanların, Baba Zünnunların, Kalender Çelebilerin vatanıdır. Çağdaş Pir Sultanların, çağdaş Baba Zünnunların, yiğit dağ şahanlarının yurdudur. Ama bir de karanlık yüzü vardır Sıvas'ın. Asım Bezircileri karşılayan işte bu yüzdür.
Canlar biraraya gelmiş, semah dönecekler, Pir Sultan'ı anacaklardı. Konukların bir kısmı, adını dağların hoş kokulu bir bitkisinden alan Madımak Oteli'nde konaklamışlardı. İnsanlığın tüm değerlerinden sıyrılmış katiller tarafından sarıldı otel. "Yakın" sesleri yükseldi ağızları köpüklü itler sürüsünden ve tam 35 can ateşe verildi. 2 Temmuz'da Sıvas, 35 canın yürek yangınlarıyla ışıl ışıl oldu. Hasretler, Akarsular, döne döne semaha duranlarla birlikte Asım BEZİRCİ de yakıldı kudurmuş katiller tarafından. Emanet canlara kıymıştı Sıvas. Ders aldığımız, yüzümüzü çevirdiğimiz kahramanlığına, halktan olan yanına leke, kara bir leke düşmüştü o gün...
"Köyümü sorarsan ismidir Banaz
Yakılışın yıkılışın ol kanlı Sıvas"
derken Pir Sultan, işte sanki Sıvas'ın o karanlık yüzüne olan kinini anlatmaktadır. Sahipleneceğiz! Vasiyetidir, yerine getireceğiz. Asılanın, yakılanın hesabı sorulacak!
Bu kitabı okurken bu vasiyeti duyuyor insan. "Pir Sultan" kitaplarının zaten asıl görevi bu değil mi? Pir Sultan adı, bugün "isyan" demek değil mi? "Özgürlük" demek değil mi? "Ayaklanma", "kurtuluş" demek değil mi? Ve yolumuz,
"Kadılar, müftüler fetva yazarsa
İşte kement işte boynum asarsa
İşte hançer işte başım keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan"
diyen Pir Sultanların yolu değil mi?

28 Haziran 1997, Halk İçin Kurtuluş, Sayı 36

morlale0xy.jpg

005.jpg

Asım Bezirci
______________________________________________________

Erzincan, 1927- Sivas Madımak Otel, 02.07.1993. Eleştirmen, araştırmacı. Ortaöğrenimini Erzurum Lisesinde tamamladı. 1950’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. 28 yıl özel bir şirkette çalıştı, 1978’de emekli oldu. İlk yazın denemesi öykü türündedir. 1943’te Erzurum’da bir günlük gazete yayınlamıştır. 1950’de Gerçek gazetesinde A.Toplumcu imzasıyla politik fıkralar, inceleme yazıları, çeviri ve röportajlar yayınladı. Gazete kapatıldıktan sonra, 6-7 Eylül olayları da gerekçe gösterilerek birçok kez kovuşturmaya uğradı, 6 ay kadar tutuklu kaldı, aklandı. Fikret Arel, Halis Acarı imzalarıyla, sonraları da kendi adıyla Yeni Ufuklar, Forum, Pazar postası, yelken, Dost, Ataç (kendi çıkardığı), yeni a, Gelecek, Dönem, Sanat Emeği, papirüs, May, Halkın Dostları, Soyut, politika gibi gazete ve dergilerde yazdı.
Bezirci, eski ve yeni Türk edebiyatına ilişkin araştırmalarının yanında, ancak son yıllarda gelişmeye başlayan eleştiri anlayışının da öncülerinden oldu. 1963’te Otağ, 1968’de Yeni Dergi’nin açtığı soruşturmalarda, yaşayan en iyi eleştirmen seçildi. Çeviri, eleştiri, derleme, araştırma ve deneme türündeki yapıtlarının sayısı 40’ı aşmıştır. Nazım Hikmet’in “Tüm Eserleri”nin eleştirili, kaynakçılı basımını 1979’da tamamladı.
Başlıca yapıtları: Çok Kapılı Oda (1961), Edip Cansever (1961), Günlerin Getirdiği Götürdüğü (iki yapıt da H.Götürk’le birlikte hazırlanmış,ilki 1961’de, diğeri de 1962’de yayınlanmıştır). Okudukça (1967), Dünden Bugüne Türk Şiiri (1968), Seçme Romanlar (R.Taner’le birlikte 1973), Sabahattin Ali (1974), Bilimden Yana, Sosyalizme Doğru (1976), Halk, Sosyalizm, Kültür ve Edebiyat (1979), Seçme Hikayeler (1981).


anasayfaya dön

anasiteye dön