|
______________
Sanat ve Toplum
_________________________
"YAŞAMA SEVİNCİNE BİN SELAM"
KADİR İNCESU
Ümit Kaftancıoğlu öldürülüşünün 26. yılında, Öztürk Tatar tarafından hazırlanan "Yaşama Sevincine Bin Selam / Ümit Kaftancıoğlu" adlı kitapla anılıyor. 8 Nisan tarihinde Atatürk Kültür Merkezi'nde bir anma etkinliği de gerçekleştirilecek. Kitabı hazırlayan ve etkinliği organize eden Öztürk Tatar ile görüştük...
- Böyle bir çalışmaya sizi iten sebep nedir?
- Bu yıl Ümit Kaftancıoğlu'nun öldürülüşünün 26 yılı. 11 Nisan 1980'e kadar Türk yazınına nice eser kazandıran Ümit Kaftancıoğlu hakkında, ne yazık ki ölümünden sonra yayımlanmış kaynak niteliği taşıyan bir kitap, toplu bir değerlendirme yoktur. 1997 yılından başlayarak her yıl, çeşitli dergi ve gazetelere Kaftancıoğlu ile ilgili makaleler yazmaya çalıştım. O'nun hakkında yayımlanmış bir kaynağın olmayışı Kaftancıoğlu'nu anlatma-tanıtma acısından beni sıkıntıya sokuyordu. Tam anlamıyla sanatını ve edebi yaşamını yansıttığımı söyleyemem. Yazılan her yazı yavan düşüyordu sayfalara. Beslenebileceğim bir kaynaktan yoksundum. Böylesi bir çalışmaya beni iten ilk neden kuşkusuz bu. İkincisi ise yakınlarına dost ve arkadaşlarına yaşatacağım mutlulukla birlikte tarihe bir not düşmektir. Ayrıca Kaftancıoğlu hakkında yazılan onca yazı sararmış sayfalardan zamanın girdabına kapılmış geçmişe, daha doğrusu unutulmaya yok olmaya sürükleniyordu. Bu sürüklenişe gönlüm razı olamazdı. Yazar Öner Yağcı'nın hazırladığı Ümit Kaftancıoğlu kaynakçasını dikkate alarak çalışmalarıma başladım. 1971 yılından itibaren Kaftancıoğlu hakkında yazılan her yazı hemen hemen kitapta yer aldı. Kitapta yer veremediklerimi ise kaynakçaya eklemekle yetindim. İstedim ki insanların Kaftancıoğlu ile ilgili başvuracakları bir kaynak olsun.
(...) devamı: >>>
Attilâ İlhan anılıyor
Anma töreninde gençler, sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimleri ve yazarın yakınları birer konuşma yapacak
Düşünür, yazar, şair, Türk edebiyatının usta kalemi Attilâ İlhan, ölümünün birinci yılında mezarı başında anılıyor. Bugün saat 12.00'de Aşiyan Mezarlığı'nda yapılacak anma töreninde gençler, sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimleri ve Attilâ İlhan'ın yakınları birer konuşma yapacaklar.
15 Haziran 1925'te İzmir'in Menemen ilçesinde doğan Attilâ İlhan, lise son sınıftayken CHP Şiir Armağanı'nda "Cebbaroğlu Mehemmed'' şiiriyle ikincilik ödülünü, pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. Daha sonra kaydolduğu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeyken "Yığın ve Gün'' gibi dergilerde şiirleri çıkmaya başladı. 1948'de ilk şiir kitabı "Duvar'' ı kendi olanaklarıyla yayımladı. 1949'da üniversite ikinci sınıftayken "Nâzım Hikmet'i kurtarma hareketine'' katılmak üzere gittiği Paris'e, 1951'de "Gerçek'' gazetesindeki bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca, yeniden gitti. Türkiye'ye döndükten sonra hukuk fakültesine devam etti, ancak son sınıfta gazeteciliğe başlayınca, öğrenimini yarıda bıraktı. 1953'te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmaya başladı. Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. 1973'te Bilgi Yayınevi'nin danışmanlığını üstlenerek Ankara'ya taşındı. 1981 yılına kadar Ankara'da yaşadı, ''Fena Halde Leman'' adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşti. Gazeteciliğe Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti, Güneş ve Meydan gazetelerinde yazdı, 1996 yılında gazetemizde yazmaya başladı. Yazarlığının yanı sıra yıllarca TRT 2'de, son olarak da Kanaltürk'te haftada bir gün "Attilâ İlhan'la Sohbet'' programında izleyicileriyle buluşmaktaydı.
YAPITLARI...
Yapıtlarından bazıları şöyle: Şiir: Duvar, Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı, Ben Sana Mecburum, Bela Çiçeği, Yasak Sevişmek, Böyle Bir Sevmek, Elde Var Hüzün, Ayrılık Sevdaya Dahil, Kimi Sevsem Sensin. Roman-öykü: Sokaktaki Adam, Aynanın İçindekiler, Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, O Karanlıkta Biz, Fena Halde Leman, Allahın Süngüleri, Yengecin Kıskacı. Deneme-anı: Hangi Sol, Hangi Batı, Hangi Seks, Hangi Sağ, Hangi Atatürk, Hangi Edebiyat, Hangi Laiklik, Hangi Küreselleşme. Attilâ İlhan'ın Defteri: Gerçekçilik Savaşı, İkinci Yeni, Faşizmin Ayak Sesleri, Sosyalizm Asıl Şimdi, Aydınlar Savaşı, Kadınlar Savaşı. >>>
BARIŞA ÖZLEM
Bülent TOP
______________________________________________
Tanklarla, savaş uçaklarıyla kutlama törenleri yapıyoruz. "savaşa hayır!"diyenleri de linç etmeye hazırız.
Her düzeyde okullarımızda yapılan öğretim savaşı şiddeti kutsayan, barışı yok sayan bir öğretimdir. bu yoksayış ve kötü öğretim yaşama şiddet olarak yansıyor.
Bu şiddet her yanımızı, evimizin sokağını, köyleri, şehirleri, metropolleri sarmış durumda. Makina kimya taksitle silah satmaya çalışıyor.
Ve hala savaş çok yakınımızda yaşanan bir insanlık ayıbı. bir başka ülkenin topraklarına asker göndererek bu ayıba yeni bir ayıp daha katmaya hazırlanıyoruz.
Silah üreten devasa ülkeler ve şirketler olduğu sürece daha çok insan ölecek. Çocuklar ve yaşlılar ilk önce kurban olacak. Parayı elinde tutan güçlerin barışa düşman olmalarını anlayabiliriz belki; ancak kendisi ve çocukları savaşlarda ölen sömürülen insanların barışa düşman olmasının, barış isteyenleri öldürmeye çalışmasının anlamı yok.
Savaşların ve silahların toptan yok olduğu barış dolu, sınırsız bir dünya özlemiyle.
Bülent Top
"Hayal et!" ( Imagine ) şarkısının sözleri
HAYAL ET
Hayal et, cennetin olmadığını
Denersen kolaydır,
Cehenem yok altımızda.
Üstümüzde ise;
Sadece gökyüzü.
Tüm insanların bu gün için yaşadığını
Hayal et!
Hayal et ülkelerin olmadığını,
O kadar zor değil bu.
Uğruna öldürecek ya da
Ölecek bir şey olmasa
Ve din de yok tabii...
Tüm insanların
Barış içinde yaşadığını
Hayal et!
Hayalci diyebilirsin bana
Oysa yalnız değilim ben
Umarım bir gün sen de
Katılırsın bize
Ve bir bütün olur Dünya
Hayal et malın mülkün olmadığını
Merak ediyorum yapabilir misin?
Ne açlık var, ne aç gözlülük, insanların hepsi kardeş.
Tüm insanların,
Tüm Dünyayı paylaştığını
HAYAL ET!..
JOHN LENNON
Sümerolog Çığ 'halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği' iddiasıyla yargılanıyor
'Tarih'e dava açtılar
______________________________________________
Herkesin sorumluluk taşıması gerektiğini vurgulayan Çığ, ''Atatürkçüyüm demekle olmaz. Bu yaşta nereye çağırırlarsa gidiyorum. Tedavi için yaranın ne olduğunun öğrenilmesi şart'' diyor. Eskiden töre cinayetinin de bu kadar olmadığını dile getiren Çığ, şöyle devam ediyor: ''Son zamanlarda dincilik gittikçe arttı. Namus kisvesi altında erkekler dilediklerini yapacaklar, insanlığın namusu kadının üzerinde. Olur mu böyle şey?'' >>>
60. Yunus Nadi Ödülleri törenine sanat, basın, iş, spor ve siyaset dünyasından çok sayıda kişi katıldı
Kültürel yaşamı zenginleştirdi
İstanbul Haber Servisi - Bu yıl 60.'sı düzenlenen ''Yunus Nadi Ödülleri'' töreni, sanat, basın, iş, spor ve siyaset dünyasından çok sayıda kişiyi bir araya getirdi. Törende ödüllerini alan sanatçılar, Yunus Nadi Ödülleri'nin ''Türkiye'de bir ilk olarak, kültür-sanat hayatının zenginleşmesinde büyük rol oynadığına'' dikkat çektiler.
Sultanahmet'teki İbrahim Paşa Sarayı'nda önceki akşam düzenlenen ''Yunus Nadi 2006 Ödül Töreni'' ni, tiyatro sanatçısı Tilbe Saran sundu. Saran, bu yarışmanın, ulusal bağımsızlık savaşının başlangıcından bu yana Aydınlanma ışığını yurdun dört bir yanına taşımayı amaç edinmiş olan ''Cumhuriyet gazetesi'' nin sanata, felsefeye ve kültüre verdiği önemin bir göstergesi olduğunu söyledi. Saran, ''Yunus Nadi Ödülleri, bu alandaki girişim ve katkısını Cumhuriyetin yarınlarına da taşıyacaktır'' diye konuştu.
5 DALDA 6 SANATÇI ÖDÜLLERİNİ ALDI
Bu yılki Yunus Nadi Ödülleri, ''Roman'', ''Öykü'', ''Şiir'', ''Sosyal Bilimler Araştırması'' ve ''Karikatür'' olmak üzere 5 dalda, 6 sanatçıya verildi.
Sosyal Bilimler Araştırması Ödülü, Esra Yakut 'un ''Şeyhülislamlık-Yenileşme Döneminde Devlet ve Din'' adlı yapıtı ile Zeki Sarıhan 'ın ''Kurtuluş Savaşı Kadınları'' adlı yapıtları arasında paylaştırıldı. Yakut ve Sarıhan, ödüllerini Cumhuriyet Vakfı Başkan Yardımcısı Alev Coşkun 'dan aldılar. Yakut, Yunus Nadi Ödülü'nü almanın kendisi için çok büyük anlam taşıdığını belirterek ''Gazeteyi okumaya başladığım ilk yıllardan beri hep ödülleri alanları merak ederdim. Şimdi bu ödülü almak benim için çok önemli'' dedi.
Roman Ödülü ''Deniz Taşları'' adlı yapıtıyla Yiğit Okur 'a verildi. Okur, ödülünü Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül 'ün elinden aldı. Sarıgül, bağımsızlığın her zaman savunucuları olacaklarına dikkat çekerek ''Cumhuriyet'i yaşatmak için tüm çabamızı vermeliyiz'' diye konuştu.
Öykü Ödülü ise ''Tamiris'in Gece Kuşları'' adlı kitabıyla Sezer Ateş Ayvaz 'a verildi. Ayvaz'a ödülünü Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz verdi.
'70 YAŞIN ARMAĞANI'
Şiir dalında ''Balkonda Akşamüstü'' adlı kitap dosyasıyla ödüle layık görülen Ruşen Hakkı, ödülünü, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Şevket Tokuş 'tan aldı. Hakkı, bu ödülün aynı zamanda 70 yaşına bir armağan olduğunu anımsatarak ''Bu ödül aynı zamanda yaşadığım taşraya, İzmit'e verildi. Her şeyi halkla paylaşmak çok güzel'' diye konuştu.
Karikatür dalındaki ödül ise Muammer Olcay 'a verildi. Ödülünü Cumhuriyet Vakfı Danışma Kurulu'ndan İnan Kıraç 'ın elinden alan Olcay, karikatürün ''eleştiri sanatı'' olduğunu vurgulayarak ''Karikatürler, insanların içinde var olan duyguları dışarı çıkaran bir eleştiri sanatıdır. Yaptığım karikatürlerde var olan değerlerin korunması için çalıştım'' ifadesini kullandı.
Ödül töreninin ardından Pınar Ertuğrul, Buket Ökten, Şule Çakar ve Burcu Oğuz Özden 'in keman dinletisi, konuklara muhteşem bir gece yaşattı.
MESAJLAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok gönderdiği mesajında ''Cumhuriyet gazetesinin kurucusu, örnek insan Yunus Nadi adına konmuş ve bu yıl 60.'sı dağıtılan Yunus Nadi Ödülleri'ne layık görülen seçkin kişileri yürekten kutlar, Cumhuriyet gazetesi camiası olarak da bu ilkeli, yurtsever ve vefalı olduğu kadar insanımızı ve kurumlarımızı aydınlık, modern ve çağdaş Türkiye hedeflerine odaklayan tutumunuzu takdirle karşıladığımı ifade ediyorum'' dedi.
Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci , ''Ülkemizin en saygın gazetelerinden biri olan Cumhuriyet gazetesinin 60. Yunus Nadi Ödülleri'ni kazanan tüm arkadaşları kutluyorum'' dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Attila Koç , Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu , MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli , CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen , CHP İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek , CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş , CHP Sinop Milletvekili Engin Altay , CHP Ankara Milletvekili Zekeriya Akıncı , CHP Diyarbakır Milletvekili Mesut Değer , CHP Genel Sekreteri İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil , CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve CHP İstanbul Milletvekili Güldal Okuducu , CHP Genel Başkan Yardımcısı Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek , CHP Genel Sekreteri Yardımcısı İzmir Milletvekili Prof. Dr. Oğuz Oyan , CHP İstanbul Milletvekili Ali Topuz , Çankaya Belediye Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Eryılmaz , TYSD Asbaşkanı İlyas Namoğlu , eski TFF yöneticisi Selami Özdemir , Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Özhan Canaydın, Eyüp Belediye Başkanı Ahmet Genç , Türk-Metal Sendikası Başkanı Mustafa Özbek , Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin , eski Cezaevleri Genel Müdürü Avukat Veli Devecioğlu ...
ÇELENK GÖNDERENLER
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar , Çankaya Belediye Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Eryılmaz , Türkiye Spor Yazarları Derneği, Türkiye Jokey Kulübü Başkanı Umut Tamer , Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Spor Yazarları Derneği, İstanbul Barosu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok , Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül , Ege Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kasalı , Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu , Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Genel Sekreteri Lütfü Arıboğan , TESK Genel Sekreteri Derviş Eroğlu , İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Nejat Ekrem Basmacı ve Ülker.
HABER: SİBEL BAHÇETEPE, FOTOĞRAFLAR: UĞUR DEMİR
Cumhuriyet 30.06.2006
|